Jeotermal Enerji Nedir? Tarihsel Süreci

Jeoloji Biliminin araştırma konularından biri olan Jeotermal Enerjinin açılımı, Yer Isısı Enerjisidir (jeo=yer, termal=ısı). Jeotermal Enerji; yer kabuğu içinde bulunan aşırı ısınmış kayaçların, yüksek basınçta ve sıcaklıktaki suyun etkisi ile açığa çıkan buhar veya gaz gibi tüm maddelerin oluşturduğu enerjidir. Bu akışkanların sıcaklıkları, ısı kaynaklarına olan yakınlıklarına göre değişir. Yeraltının daha sıcak bölgelerinde bulunan kayaçlar yüksek ısılara maruz kaldığı için erirler. Kayaçların erimesi ile ortaya çıkan  erimiş mineral, türlü tuz ve gazları bünyelerine alan jeotermal sular, kendileri ile beraber bu bileşenleri de yüzeye taşırlar. Bu nedenle jeotermal sular yüzyıllardır şifa vermesi amacıyla kaplıca suyu olarak kullanılmıştır.

Jeotermal suların bir kısmı, yer yüzünde bulunan kırık ve çatlaklardan doğal halde yüzeye çıkmaktadır. Bir kısmı da jeolojik araştırmalar sonucu,  jeotermal su bulundurma potansiyeli tespit edilen sahalarda, sondajlar yapılarak yeryüzüne çıkarılır. Jeotermal sular yeryüzüne sıcak su, buhar veya kuru buhar olarak çıkabilirler. Jeotermal sular, elektrik üretiminde, tarımda, ısınmada, çeşitli sanayi dallarında ve sağlıkta şifa amaçlı kullanılmaktadır.

Tarihçe

Jeotermal Enerji 20. Yüzyılın ikinci yarısından itibaren giderek yaygınlaşsa da, bilinen en eski kullanımı, 1827 tarihinde, doğal yollarla ortaya çıkan sıcak suyun, Borik asit elde etmek amacıyla İtalya da kullanıldığıdır.  Elektrik üretimi amaçlı ilk kullanım ise, 1904 yılında İtalya’da Larderello’da doğal buhardan üretilmiştir. 1930’da İzlanda’nın Reykjavik kentini ısıtmak için doğal sıcak su kullanılmaya başlanmıştır. 1949’da Yeni Zelanda’da Wairakei sahasında, 1960’da Amerika’da, 1961’de Meksika’da, 1966’da Japonya’da, 1975’te Izlanda da, Jeotermal Enerji elektrik üretiminde kullanılmaya başlanmıştır. Ülkemizde ise jeotermal su elde etmek amacıyla ilk derin kuyu 1968 yılında Denizli’de açılmıştır. Dünyada ve ülkemizde yüzlercesi de açılmaya devam etmektedir. Ancak tüm doğal ve sürdürülebilir kaynaklarda olduğu gibi bu konuda da etkili kanunlar ve bilinç oluşturulamazsa, doğanın insanoğluna verdiği bu mucizeleri tüketmemiz, çok zaman almayacaktır.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir